
Beslenme canlının geliÅŸimi için gerekli olan doÄŸal bir ihtiyaçtır. Ancak “beslenme ortamı” saÄŸlıksız olduÄŸu takdirde çocuk olumsuz bir ÅŸekilde koÅŸullanacağından bu doÄŸal ihtiyaç çekilmez bir azap haline gelebilir. Annenin bu doÄŸal ihtiyaç karşısındaki aşırı duyarlılığı bir yandan yemek yemeyi sorun haline getirir diÄŸer yandan da anne-çocuk hatta aile-çocuk iletiÅŸiminin bozulmasına neden olur.
SevmediÄŸi yemeÄŸi yemesi için ya da yeterli derecede yediÄŸi halde, tabağını sıyırması için zorlanan çocukta yemeÄŸe karşı olumsuz bir tutum meydana gelir. Bunun sonucunda “yemek yemek istemiyorum, bu yemek iÄŸrenç kokuyor, karnım aç deÄŸil, yemek yerine çikolata yesem” gibi mazeretler yükselmeye baÅŸlar.
Yemek yemeyle ilgili problemler genellikle ilk çocukluk döneminde baÅŸlar. Bu problemler yiyeceklerle ilgili olmaktan çıkar ve güç gösterisine –anne, baba ve çocuklar arasında geliÅŸen bir savaÅŸa- dönüÅŸür. Bu savaÅŸ da anne-babaların kazanabileceÄŸi türden bir savaÅŸ deÄŸildir.